Milli Akademi

Daire Sakinlerince Kombinin Yeterince Yakılmaması

Daire Sakinlerince Kombinin Yeterince Yakılmaması

Merkezi ısıtmalı bina ve siteler yönünden kaloriferlerin hangi tarihten itibaren ve hangi saatlerde, dış ortam sıcaklığı kaç derecenin altına düştüğünde yakılacağı mahalli çevre kurullarınca karar altına alınıp valilik ve belediyelerce ilan edilmekte ve denetimi yapılmaktadır. Ancak soba, kat kaloriferi ve kombi ile ferdi ısıtılan binalarda ise ‘isteğe bağlı’ olarak yakılmaktadır. Bunun sonucunda da çeşitli sıkıntılar meydana gelmektedir. Örneğin; Bir binanın bireysel kombi ile ısındığını, kat maliklerinden birinin doğalgaz faturasının şubat ayı için 700 TL geldiğini, alt kat komşusunun kombiyi yakmadığını ve birçok odanın peteklerini kapattığını düşünelim. Ve yine kendisine en fazla 150 TL civarı fatura geldiğini, kendisinin alt katının da kombiyi yaktığını düşünelim. 700 TL fatura ödeyen kişinin bu kadar fatura ödemesine rağmen ısınamaması sonucunda, bu durumla ilgili cezai bir yaptırımı var mı? Bir yere başvurabilir miyim?” sorusuna cevap aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır:

1-) KOMŞULUK HUKUKUNA AYKIRILIK

İkamet ettiği binadaki komşularının mevsimsel gereklilik olmasına rağmen ekonomik düşüncelerle bireysel ısıtma sistemini yeterli veya hiç kullanmaması nedeniyle, diğer komşularının üzerine düşen ısıtma maliyetinin artmasına neden olmaktadırlar. Yargıtay içtihatlarına göre, bir kişinin mülkünü kullanmasının etki alanı içinde bulunan kimseler komşu sayılır. Komşular mülklerini kullanırken birbirlerine saygılı davranmalı ve birbirlerine zarar verecek hareketlerden kaçınmalıdırlar. Komşular komşuluk hakkı gereği birbirlerine zarar veremeyecekleri gibi birbirlerinin mülklerinden haksız fayda da sağlamamalıdır.

Türk Medeni Kanunu 2. Maddesi gereği HERKES HAKLARINI KULLANIRKEN DÜRÜST DAVRANMAK ZORUNDADIR. HUKUK DÜZENİ HAKKIN KÖTÜ NİYETLE KULLANILMASINI KORUMAZ. HAVALARIN SOĞUMASI İLE BİRLİKTE BİRBİRİNE KOMŞU OLAN MÜLK SAHİPLERİ VE KİRACILARDAN BAZILARI KONUTLARINDA YAKIT TASARRUFU SAĞLAMAK MAKSADIYLA KOMBİYİ AÇMAMAKTA KOMŞU DAİRELERİN ISINMA SİSTEMLERİNİ ÇALIŞTIRMASI İLE EVLERİNİN ISINMASINI SAĞLAYARAK KOMŞUSUNDAN HAKSIZ ŞEKİLDE FAYDA SAĞLAMAYA ÇALIŞMAKTADIR.

HUKUK DÜZENİMİZ HAKKIN KULLANILMASINDA DÜRÜST DAVRANMA İLKESİNİ İHLAL EDEN VE HAKLARINI KÖTÜ NİYETLE KULLANMAYA ÇALIŞAN KOMŞULARIN BU FİİLLERİNİ KORUMAMAKTA, ÇEŞİTLİ YASAL DÜZENLEMELER İLE HAKLARI İHLAL EDİLEN KOMŞULARI KORUMA ALTINA ALMAKTADIR.

2-) KANUNİ YÜKÜMLÜLÜK

Yürürlükte bulunan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesinde, ‘Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler’ düzenlemesi bulunmaktadır.

3-) HÂKİMİN MÜDAHALESİ İSTENEBİLİR

Eğer aynı binayı paylaşan malik veya kiracılar, mevsimsel zorunluluk olmasına rağmen bireysel ısıtma sistemlerini hiç veya yeterli oranda çalıştırmıyor ise bu eylemden zarar gören komşular, haklarının çiğnendiğinden bahisle uğradıkları maddi zararı talep edebilecekleri gibi, zikredilen kanunun 33. maddesi kapsamında, ana gayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinden hâkimin müdahalesini isteyebileceklerdir. Mahkeme tarafından yapılacak inceleme neticesinde, komşunun mevsimsel şartlara uygun bir şekilde kullanmakta olduğu konutu hiç veya yeterli oranda ısıtmadığı tespit edildiği takdirde, hâkim bu eylemin sonlandırılmasına karar verebilecektir. Ayrıca eylem nedeniyle diğer komşunun uğradığı maddi bir zarar var ise bunun sorumlusundan tahsili yönünde de karar verilebilir.

MÜDAHALENİN İSTENMESİ İÇİN KÖTÜNİYET ŞARTI ARANMAKTADIR.

Tazminat talep edilebilmesi veya hakim müdahalesi istenebilmesi için dikkat edilmesi gereken mevsimsel bir zorunluluk olmasına rağmen bireysel ısıtma sistemlerinin çalıştırılmamasıdır. Kış ayları herkes açsından mevsimsel bir zorunluluk halidir ve düzenli bir ısınma sağlanması, komşuluk hakkı ihlali olmaması için her komşunun üstüne düşen katkıyı sağlaması gerekir. Görüldüğü üzere kanun maddesinde açıkça kat maliklerinin doğruluk kurallarına uyması gerektiği belirtilmiştir. Bu bakımdan yalnızca, doğruluk kurallarına uyulmaksızın kötü niyetli yapılan eylemler dava konusu olabilir.

Yani kişi, bile bile komşularının ısınmasını engellemek amacıyla ya da kötü niyetli olarak komşularının ısısından faydalanmak için kombisini yakmıyorsa ancak bu dava konusu olabilir ve kaloriferi yakan komşu, ana taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilir. Aksi halde kombi yakmamak tek başına dava konusu olamaz. Kaldı ki doğalgaza gelen zamlar üzerine, doğalgaz faturasında tasarruf yapmak için, kombisini yakmayan ya da belli odalardaki peteklerini açan kişileri kombi yakmaya zorlamanın hukukla bağdaşmayacağını ve hakkaniyete de uygun olmayacağını söylememiz mümkündür. Çünkü gelirler arası adaletsizliğin had safhada olduğu ülkemizde, kişiyi daha fazla harcamaya sevk eden bir eylemi yapmaya zorlamak kesinlikle kanuni değildir. Herkesin gelirini paylaştırdığı gider kalemleri farklı olabilir. Kimi insan gelirini yalnızca insani koşullarda yaşamak için yetirebiliyorken, kimi insan ısınmak için daha fazla para harcayabilir. Bu duruma hiçbir şekilde hakimin müdahalesi söz konusu olamaz.

Bununla birlikte konut sahibinin komşusunun yararını göz önünde bulundurması, konutun demirbaşlarında bir eksiklik bulunması durumunda yani örneğin üst kattaki dairenin penceresinin bulunmaması durumunda, alt kattaki daire ısınmıyorsa, bahse konu edilebilir. Ancak bireysel olarak kat kaloriferinin bulunduğu binalarda, komşunun gelirinin doğalgaz faturasını ödemeye yetmemesi sebebiyle kombiyi açmaması, Kat Mülkiyeti Kanununa aykırılık olarak yorumlanamaz.