Milli Akademi

Dijital Detoksun Önemi

Dijital Detoksun Önemi

Günümüzde hemen herkesin hayatı dijital ekranlarla iç içe geçmiş durumda. Sabah gözümüzü açar açmaz telefonumuza uzanıyoruz, gün boyu ekranlara bakıyor, sosyal medyada vakit geçiriyor ve çoğu zaman da farkında olmadan saatlerimizi tüketiyoruz. Ben de bu döngünün farkına vardığımda, artık zihinsel olarak tükenmiş hissetmeye başlamıştım. Sürekli bildirimler, mesajlar, mail’ler derken kendime ait bir an bile kalmamış gibiydi.

Bir gün artık dayanamayıp dijital detoks yapmaya karar verdim. Üç gün boyunca sosyal medya hesaplarımı kapattım, telefonumu sadece acil durumlar için açık tuttum. İlk birkaç saat oldukça zordu. Sürekli elim telefona gitmek istedi, zihnim "bir şey kaçırıyor musun?" diye fısıldayıp durdu. Ama ikinci günün sonunda işler değişmeye başladı. Kafamın içinde sürekli dönen o arka plan uğultusu azaldı. Zihnim sakinleşti, dikkatimi toparlamaya başladım. Üçüncü gün ise kendimi gerçekten huzurlu hissettim.

Bu süreçte ne yaptım peki? Kitap okudum, uzun yürüyüşlere çıktım, annemle uzun uzun sohbet ettim. Daha önce fark etmediğim detayları görmeye başladım. Gökyüzü, kuşlar, sokakta oynayan çocuklar... Her şey daha canlı, daha gerçek gibiydi. En önemlisi, kendi iç sesimi duymaya başladım. Ne istiyorum, neye ihtiyacım var, beni ne mutlu ediyor?

Dijital detoks bana şunu öğretti: Ekranlardan uzak kaldıkça hayata biraz daha yaklaşabiliyoruz. Sosyal medyada olup bitenler belki ilgimizi çekiyor ama gerçek bağlantı, yaşadığımız anın içindedir. Artık haftada bir günümü dijital detoksa ayırmaya çalışıyorum. Bu küçük alışkanlık, bana ruhsal bir denge ve huzur kazandırıyor.