Evlilik Sözleşmesi
Evlilik, iki kişinin karşılıklı iradeleri doğrultusunda kurdukları bir birlikteliktir. Ancak, hukuki açıdan evlilik, yalnızca duygusal bir bağ değil, aynı zamanda birçok hukuki yükümlülük ve sorumluluk da taşır. Evlilik sözleşmesi, bu yükümlülüklerin başında gelir ve bireylerin haklarını koruyan önemli bir hukuki araçtır. Türk Medeni Kanunu'na göre, evlilik sözleşmesi, eşler arasında mal rejimi belirlemenin ve hakların düzenlenmesinin bir yolu olarak hukuki bir anlam taşır.
Evlilik Sözleşmesinin Tanımı ve Amaçları:
Evlilik sözleşmesi, eşlerin evlilik süresince malvarlıklarını, ekonomik haklarını ve sorumluluklarını nasıl düzenleyeceklerini belirledikleri yazılı bir anlaşmadır. Bu sözleşme, eşlerin mal paylaşımını düzenlemek, borçlanmalarını sınırlamak, miras paylaşımını belirlemek ve eşler arasındaki diğer hukuki ilişkileri netleştirmek için kullanılır. Evlilik sözleşmesinin başlıca amacı, eşlerin malvarlıklarını korumak ve olası anlaşmazlıklar durumunda tarafların haklarını güvence altına almaktır.
Evlilik Sözleşmesinin Hukuki Dayanağı:
Türk Medeni Kanunu'na göre, evlilik sözleşmesi, eşlerin evlenmeden önce veya evlendikten sonra yapabilecekleri bir anlaşmadır. Kanunun 202. maddesine göre, eşler, evlilik sözleşmesi ile aralarındaki mal rejimini seçebilirler. Bu sözleşme, yazılı şekilde yapılmak zorundadır ve noter onayı gerektirir.
Evlilik sözleşmesinde, mal rejimi belirlemesinin yanı sıra, eşler arası diğer ilişkiler ve yükümlülükler de düzenlenebilir. Bu sözleşme, evliliğin başlangıcında olduğu gibi, evlilik süresi boyunca da geçerli olacak bir anlaşma niteliği taşır.
Mal Rejimleri ve Evlilik Sözleşmesi:
Türk Medeni Kanunu’na göre, evlenmeden önce veya evlilik sırasında eşler, kendi mal rejimlerini seçme hakkına sahiptir. Eşler arasında uygulanacak olan mal rejimi, otomatik olarak yasal mal rejimi olan "edinilmiş mallara katılma rejimi" olacaktır, ancak eşler bu rejimi değiştirebilir. Evlilik sözleşmesi ile seçilebilecek mal rejimleri şunlardır:
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi: Bu rejimde, eşlerin evlilik süresi boyunca kazandıkları mallar ortak mal olarak kabul edilir. Her eş, kendi adına kaydedilen mallarda maliki olsa da, edinilmiş mallar eşit şekilde paylaştırılır.
Mal Ayrılığı Rejimi: Bu rejimde, her eş kendi malvarlığından sorumludur ve eşler arasında mal paylaşımı olmaz. Evlilik sona erdiğinde, her eş sahip olduğu malları alır.
Paylaşımlı Mal Ayrılığı Rejimi: Bu rejim, mal ayrılığı ilkesine dayanır ancak evlilik süresi boyunca edinilen bazı malların eşler arasında paylaştırılmasına olanak tanır.
Mal Ortaklığı Rejimi: Eşler, evlilik boyunca kazandıkları tüm malları ortak kabul ederler. Ancak, her eşin bir payı vardır ve bu pay, sözleşme ile belirlenebilir.
Evlilik sözleşmesi, eşlerin yalnızca mal rejimini değil, aynı zamanda borçları ve diğer ekonomik ilişkileri de düzenlemesine imkan tanır.
Evlilik Sözleşmesinin Yararları:
Hukuki Güvence Sağlar: Evlilik sözleşmesi, eşler arasında mal paylaşımını netleştirerek hukuki bir belirsizliği ortadan kaldırır. Evlilik sona erdiğinde (boşanma veya ölüm halinde) hakların belirlenmesinde sorun yaşanmaz.
Bireysel Hakları Korur: Her birey, kendi malvarlığını ve ekonomik haklarını koruma altına alabilir. Bu, özellikle iş yaşamında aktif olan ve büyük mal varlıklarına sahip bireyler için önemlidir.
Boşanma Durumunda Adil Paylaşım: Evlilik sözleşmesi, boşanma durumunda tarafların haklarının adil bir şekilde belirlenmesini sağlar. Sözleşme, eşlerin boşanma sırasında mali haklarını belirler.
Miras Paylaşımını Düzenler: Evlilik sözleşmesi, eşler arasında miras paylaşımını da önceden belirleyebilir. Bu sayede, ölüm halinde ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların önüne geçilebilir.