Suç Kavramı
Suç ve suçluluk kavramları yüzyıllardır her toplumda tartışılagelmiştir. Suçun ve suçlu davranışına ilişkin tanımlar toplumdan topluma ve zamana göre değişmiştir. Bu nedenle, suça ilişkin kuramlar da suçun nedenlerine farklı perspektiften bakmakta ve açıklamaktadır. Bazı kuramlar, suçu çocukluk yaşantılarına atfederken, bazısı biyolojik ya da genetik aktarımlara dayandırmakta, diğer bazıları ise suça yönelik davranışların toplumsal normlardan kaynaklandığı üzerinde durmaktadır. Kuşkusuz bu kuramlar suçlu bireyin yaşadığı sorunları da başka perspektiften açıklama eğilimindedir. Suça ilişkin en önemli çalışmalar arasında adli psikolojik çalışmalar gelmektedir. Nitekim suç işleyen bireylerin yaşadığı birçok psikososyal sorun vardır.
Yapılan çalışmalar, suç işlemiş bireylerde yalnızlık, düşük benlik algısı, depresyon, anksiyete, intihar girişimleri, antisosyal kişilik bozuklukları gibi birçok psikolojik sorun görüldüğünü ortaya koymuştur. Dolayısıyla suç işlemiş bireylere yönelik psikososyal müdahaleler önemlidir. Bu nedenle bu çalışmada suç ve suçluluk kavramları üzerinde durulmuş ve suçlu popülasyona yönelik psikososyal çalışmalar tartışılmıştır.
Suç korkusu hem bireysel hem de toplumsal etkiler ortaya çıkaran, insanların düşünme, davranma ve karar alma süreçlerine tesir eden güçlü bir duygudur. Toplumsal şiddet ortamında yaşayan bireylerde korku günlük hayatın bir parçasıdır ve bireyler kendi ve yakınlarının hayatını ve kendi iç gruplarının varlığını tehdit altında algılama eğilimindedir.
Bireysel düzeyde suç korkusu hem psikolojik sağlık hem de fiziksel sağlık için olumsuz etkilere sahiptir .Özellikle psikolojik sağlık açısından bakıldığında, suç korkusu, öfke, engellenme, kaygı, çaresizlik, yabancılaşma, diğerlerine güvensizlik ve düşük yaşam doyumu ile ilişkilidir. Bunların yanı sıra, suç korkusunun depresyon ya da travma gibi psikolojik rahatsızlıklarla illişkisi de gözlenmiştir.